-
Kamil Süren
Tarih: 07-12-2025 12:26:00
Güncelleme: 07-12-2025 12:34:00

ADALET EVDEN KAÇTI!!! ARANIYOR.(WANTED)
Evet sayın okurlarım; yanlış okumadınız, “ADALET” 23 yıl önce kaçtığı evine hala dönmedi, aslında adalet’ in evden kaçmasının arkasındaki sır da aydınlanamadı. Adalet evden kaçtı mı? Yoksa yer altı dünyası çetelerince kaçırılmış olabilir mi? Adalet ticareti yapanlar tarafından da kaçırılmış olması kuvvetle muhtemel görünüyor.
Mevcut yönetimin görevi devraldığı 23 yıl öncesinden bu yana sürekli illegal suçlara yönlendirilen adalet, sonunda ya suçlularca yer altı derin devlet çetelerince kaçırıldı, ya da evden kaçmaya zorlandı. Sonuçta 86 milyon Türk halkının ısrarla aradığı, tüm sorunlarının çaresi olduğu adaleti nerede bulacağını da bir türlü bilemiyor. Adalet’ in kaybolduğu bir dönemde acaba halk kendi adaletini mi sağlamalıydı, yoksa adaletsizliğin her kesimde had safhada olduğu bu dönemde birileri tarafından Türk halkı iç savaşa mı sürüklenmek zorunda bırakılmaya çalışılıyordu? Günümüzde ekonomi çökmüş, hırsızlar, sokak çeteleri, tecavüzcüler, katiller, on sekiz yaş altı çocuklar suç çetelerinin korumasında cinayet, hırsızlık ve diğer muhtelif suçlarda kullanılmaktadır. Emeklisi, esnafı, memuru, çiftçisi, köylüsü ekonomik çıkmazda ne yapacağını bilemediği, geçim sıkıntısını iliklerine kadar hissetmekteyken, maaşları açlık sınırının altında kiralarını dahi ödeyemedikleri bir dönemdeyken, bizi yönetenlerin üst düzey yöneticilerin maaşlarına fahiş oranda maaş artışı yapılmaktadır. Ülkemin birçok insanı mevcut adaletsiz ortamı boykot ettikleri için, görevlerini layıkı ile yapan birçok yöneticilerin iktidara karşı en doğal hakkı olan seslerini yükselttikleri için tutuklandıkları bir dönemde bu ülkenin suçsuz, günahsız en büyük değerleri olan Mehmetçik, polis, öğretmen, bilim adamı ve vatandaşını katleden eli kanlı terör örgütlerine af hazırlığında olması, eli kanlı terörist Abdullah Öcalan’ı PKK terör örgütünün kurucu önderi, barış elçisi olarak lanse etmesi kabul edilemez bir karardır ve acilen iktidarın bu kararından geri dönmesi çağrımızdır. Durum böyle olunca acaba iktidar terörden mi nemalanıyor diye düşünmeden yapamıyorum. Kim istemez ki terörsüz bir Türkiye’yi? Ancak; terörsüz Türkiye, 55-60 bin vatandaşımızı katleden eli kanlı teröristlerin affedilmesiyle terörsüz ülke olması kabul edilemez. PKK, HÜDAPAR, IŞID, FETÖ gibi terör örgütü üyelerini affederek yanına alıp, iktidarın rakibi konumundaki diğer muhalefet partileri ile vatandaşlarımızı tutuklayıp, Silivri’de veya diğer hapishanelerde özgürlüklerini kısıtlamakla adalet sağlanamaz. Yoksa adaleti iktidar mı kaçırdı. Ormanlarımız yandı, Orman Bakanlığı yangınla mücadelede hangarlarda hazır bekleyen yangın söndürme uçak ve helikopterlerini arızalı ve hurda olarak lanse etmesi sonucunda ormanların içindeki köylerde, mezralarda yaşayan insanların, ormanların asıl sahibi milyonlarca canlı hayvanın ölümünde sorumlu eli kanlı katildir. Et Süt Kurumunun başındaki sorumlu şahısın kendi şirketi üzerinden yurt dışından ülkemize soktuğu milyonlarca ton hastalıklı hayvan ve karkas eti üç liraya mal edip, yüksek fahiş fiyatla ithal et gibi gösterip ülkemize sokarak, haksız kazanç elde ettiği, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda çocuklara bir öğün kahvaltıyı dahi çok gördüğü, bütün yaz boyunca yattıktan sonra eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla okullarda tadilat ve tamirat işlerine başlamak suretiyle eğitimi bilinçli olarak aksatması, MESEM’deki adaletsizliği protesto eden öğretmen, öğrenci ve aileleri tutuklayan İç İşleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığında, Tarım ve Köy İşleri ve Orman Bakanlıklarında, emekli Astsubay, Uzman erbaş ve Binbaşı rütbesinde emekli olan personelinin söz verilen tazminat ve diğer haklarını hala sonuçlandırmamasıyla, gerçek verileri yansıtmayan Milli Savunma Bakanlığı, sahte TÜİK verilerini esas alarak asgari ücret ve diğer maaşları çok düşük tutan, sigortasız işçi çalıştıran iş yerlerini denetlemekte görevini yapmayan, Kartalkaya yangınında, Parfüm fabrikasındaki yangında canlarını yitiren masum insanlarımızı katledenlere karşı serbest bırakan Adalet Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Küvözdeki yeni doğan bebeklerin ölümünde sorumlu olanları serbest bırakanlar, vatandaş geçim sıkıntısında boğazına kadar borç yükünde açlık sınırının dahi altında bir duruma itildiği bir durumda hala ekonomiyi iyi göstermekle halkı yanıltan ve görevini aksatan Hazine ve Maliye Bakanlığına varana kadar iktidarın her bir ünitesi halka zulüm yaşatmaktayken, Diyanet İşleri Başkanlığına fahiş oranda ödenek sağladığı, lüks otomobillerin, uçakların, harcamaların her bir Bakanlığın tasarruf genelgesi haricinde harcamalarla hazinenin boşaltıldığı düşünüldüğünde adaletten söz etmek mümkün mü? Hani Sayın Cumhurbaşkanı ve dönemin bugüne kadar gelen Adalet Bakanları çocuk tecavüzleri, boşanmalarda adalet, Süresiz Yoksulluk Nafakasının kaldırılması konusunda 15-20 yıldan bu yana sürekli söz veriyordu ya, bugün hala kadın ölümlerinin arkasındaki kabul edilemez gerçek nedenlerden birinin de boşanma aşamasındaki ailelerin şiddetli çatışmaları değil mi? Sırf ömür boyu nafaka ve tazminat alabilmek için evlenip, üç beş gün veya üç beş yıl sonra boşanıp, eşinden geçim standartına yakın ömür boyu nafaka alan eşler mevcut iken, bu eşler daha sonra resmi evlilik yapmayıp beraber yaşadığı erkeğin emekli maaşı, çalıştığı ek maaşı, ayrıldığı eski eşinden aldığı süresiz yoksulluk nafakası ve bir de kendisi sigortasız çalıştığında bu haksızlığa hangi mağdur eş dayanabilir ki?
İşte bu durum; cinnet, cinayet sebebi olamaz mı? Bu yaşanan haksız adaletsiz durumlara müdahale edebilecek “ADALET” in bulunmasını, görevi eşitlik ilkeleri dahilinde devralmasını halk acilen bekliyor. İktidarın ve hala kirlenmemiş siyasilerin adaleti acilen bulmasını önemle rica ediyoruz. Saygılarımla 07.12.2025
KAMİL SÜREN
SOKAK GAZETECİSİ
- AYDIN’A HİZMET, AYDIN’LIYA HİZMET OLMALIYDI!!!!
- AYDIN SİYASETİNDE BEKLENEN DEĞİŞİMLERİN YAŞANMAKTA OLDUĞU BİR GÜNE MERHABA!!!
- TÜRKİYE CUMHURİYETİNE İHANETİN MUTLAKA BEDELİ OLMALIDIR.
- ÜLKEMDEKİ KOKUŞMUŞLUĞA SON VERELİM.
- HAİNLER HEP İÇİMİZDE OLDU!!!!
- BENİ NEDEN DUYMUYORSUN?
- NEDEN 30 DEĞİL DE 29 Ekim ? HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ?
- İZMİR'DE BELEDİYECİLİK SINIFTA MI KALDI?
- KİMSE SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK DEĞİLDİR.
- 15 TEMMUZ 2016 GERÇEKTEN DARBE GİRİŞİMİ Mİ? YOKSA FETÖCÜLER ARASINDA PAYLAŞILAMAYAN RANT SONRASI HESAPLAŞMA MI?
- BELEDİYECİLİK VE HALKA HİZMETTE SİYASET OLAMAZ.
- SEKSENLİ ORDUDONATIMCI ASTSUBAYLAR!!!