-
Basında Bugün
Tarih: 24-12-2025 11:50:00
Güncelleme: 24-12-2025 11:50:00
Milattan Sonra 2026 yılına girerken Türkiye medyasının ne halde olduğunu anlata anlata dilimizde tüy bitti ama bir defa daha anlatacağım.
- Kamu yayıncılığı yapması gereken TRT zaten bizim ödediğimiz vergileri kullanarak iktidar borazanı olmuş vaziyette.
- Özel sektörde Turkuvaz Grubu, Demirören Grubu, ES Medya Grubu, Albayrak Grubu ve İhlas Medya Grubu sahip oldukları TV kanalları, gazeteler ve dijital mecralarla iktidarın propaganda ve halkla ilişkiler ekibi gibi çalışıyorlar.
- Bir grup bünyesinde bulunmayan ama muhalefet aleyhine çok sert, ideolojik bir dil kullanan, iktidara kayıtsız destek veren üç dört TV kanalıyla, üç dört gazete daha var.
- Bir de TMSF’nin el koyduğu, işlettiği ya da kapattığı medya kuruluşları var. Son dönemde Habertürk, Flash TV, TELE 1 ve Gain gibi medya kuruluşları TMSF’nin kontrolüne geçti.
- NTV, TV 100, Global TV gibi haber kanalları “ortada” gibi davransa da açıktan iktidarın kontrolünde hareket ediyor. Bu kanallardan biri olan Ekol TV de sürpriz bir küçülme evresinin ardından kapandı.
Geriye ne kaldığını yazmama gerek var mı?
Sanırım, “bağımsız yayıncılık yapmaya çalışan kanal ve gazeteleri sayın” desem, sayacağınız basın yayın kuruluşlarının sayısı iki elin parmaklarını geçmez.
Bir de benim gibi düzenli olarak YouTube gibi dijital mecraları kullanan gazeteciler var.
Her gün o mecralar üzerinden siz izleyicilerimizle, okuyucularımızla aracısız bir şekilde buluşuyoruz.
***
İfade özgürlüğüne her fırsatta darbe indiren iktidar, TBMM gündemine getirdiği 11. Yargı Paketi’ndeki bir düzenlemeyle durumu daha da vahim hale getirecek.
Düzenleme, TBMM’den bu şekilde çıkarsa, ifade özgürlüğüne yeni bir darbe olacak.
İktidar, TV kanallarından sonra YouTube ve diğer sosyal/dijital mecraları da susturacak.
Evet, 5651 sayılı kanuna eklenecek yeni düzenlemeden söz ediyorum.
- AYM’nin iptal ettiği mevzuatta “kişilik haklarının ihlali” söz konusu olduğunda, hakkı ihlal edilen birey, önce içerik sağlayıcıya, ardından yer sağlayıcıya ve sonunda da mahkemeye başvuruyordu. Ancak bu süreçler idari ağırlıklı, parçalı ve yavaş bir sürece dönüşüyordu. Hâkim dosya üzerinden, kısıtlı gerekçeyle karar verebiliyordu. Anayasa Mahkemesi bu parçalı ve yavaş yapıyı “ölçüsüz ve etkisiz” bir başvuru yolu olarak değerlendirerek düzenlemeyi iptal etmişti. İktidar, iptal edilen düzenlemenin yerine 11. Yargı Paketi’nde getirdiği düzenlemeyle “kişi haklarını artırma” bahanesiyle ifade özgürlüğünü kısıtlama yolunu seçti.
Düzenleme kabul edilirse doğrudan sulh ceza hakimine başvuru esası getiriyor. Hâkim de doğrudan içeriğin kaldırılmasına, erişimin engellenmesine karar verebiliyor.
- Yeni düzenlemede “erişim engelleme” yerine “İçeriğin internet ortamından çıkarılması (içerik silme)” geliyor.
Erişim engelleme kararı çıkınca içerik internette kalmaya devam ediyordu ama yurt dışından ya da VPN ile görülebiliyordu. Haber arşivleri korunabiliyordu. İçerik internetten kalkınca haber arşivlerine de büyük darbe indirilmiş olacak.
- Önceki mevzuatta karara uymama halinde daha düşük idari yaptırımlar ve seyrek/tartışmalı cezalar çıkıyordu. 11. Yargı Paketi ile gelecek düzenlemede ise içerik sağlayıcıya, yer sağlayıcıya, erişim sağlayıcıya bin ile 5 bin gün adli para cezası verilmesi öngörülüyor. (Günlük cezanın 100 ile 500 lira arasında değişeceğini hesaba katarsak bu cezaların yayıncıyı bitireceğini görürüz. Bu da yayıncılar için bir “otosansür” kaynağına dönecektir.
- Önceki mevzuatta hâkimin takdir hakkı sınırlıydı ve kararlar da “erişim engeli” olarak çıkıyordu. 11. Yargı Paketi’yle hâkim, içeriğin tamamen çıkarılması, arşivden silinmesi, URL’nin bütünüyle yok edilmesi gibi kararlar alabilecek. Üstelik bu kararların kalıcı mı geçici mi olacağına dair düzenlemede bir açıklık yok. Bir hâkim, bir yayıncı gibi editoryal sonuç doğuran kararlar verebilecek.
https://www.nefes.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/sira-dijital-medyayi-susturmakta-90803
- Akın Gürlek Bakanlık koltuğunda, CHP ne bekliyor?
- “Kullanma süresi bittikten sonra bye-bye.”
- İstanbul Erkek Lisesi'nin tarikatların ve iktidar yanlısı vakıfların oyun alanı haline gelmesi isteniyor
- ‘Hukuksuz Delil, Hüküm Doğurmaz’
- Tutanak krizi sonrası saçılanlar, saklananlar: İçeriği öğrenmek için hepimiz İmralı'ya mı gidelim?
- Yargı gölgesinde olsa da 'kurultay' gibi kurultay
- İBB iddianamesi: Gizli tanık uygulaması güvenilir mi?
- Rejim iddianameden ne umuyor?
- Mutlak butlan olmadı casusluk verelim!
- Ekrem İmamoğlunun Mahkemedeki Konuşmasının Tam Metni
- İki MHP, iki Dr. Bahçeli
- AKP için “hayati” bir durum!